Uluslararası karayolu taşımacılığı ticareti öncesinde CMR sözleşmesi ve belgesinin hazırlanması gerekmektedir. CMRsözleşmesinin Türkçe karşılığı, Karayolu Uluslararası Mal Taşımacılığı sözleşmesidir. CMR sözleşmesiyle Taşıyıcı, sözleşme konusu eşyayı varış noktasına zamanında ve hasarsız götürmeyi taahhüt ederken, gönderen kişi ya da kurum da bu iş için ücret ödemeyi kabul eder. Sözleşmede taşınacak malın adedi, ağırlığı, araçla ilgili bilgiler, yükleme ve boşaltma yerleri, kaç güne teslim edileceği gibi konular en ince ayrıntısına kadar yer almaktadır. Bu sözleşmenin hükümlerini doğrudan doğruya veya dolaylı olarak ihlal eden her türlü koşul hükümsüzdür. Böyle bir koşulun hükümsüzlüğü, sözleşmenin diğer hükümlerinin hükümsüzlüğünü gerektirmez. Özellikle, taşımacının lehine sigorta tazminatı veya diğer herhangi benzer madde veya kanıtlama zorunluluğunu değiştiren herhangi bir madde geçersiz ve hükümsüzdür. CMR sözleşmelerinin hem ülkemizde hem de yabancı ülkede geçerli olması gerekmekte olduğundan, CMR sözleşmesi yapılırken bilgi sahibi olan avukattan gerekli olan destek hemen alınmalıdır.
CMR (Convention Marchandise Routier) belgesi, uluslararası kara yolu taşımacılığında CMR sözleşmesi gereğince düzenlenmektedir. Karayolu ile uluslararası taşımacılık için CMR belgesinin bulunması zorunludur. Hem gönderici hem alıcı hem de nakliyeyi gerçekleştiren lojistik firmasının tüm hakları bu belge ile korunmaktadır.
Alıcı, taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden, veya ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde (pazar günleri ve resmi tatiller hariç) durumu kendisine bildirmeden malı teslim alırsa bu alıcının malı sevk mektubunda belirtildiği şekilde alındığına kanıt oluşturur. Gecikmeden dolayı tazminat, mal alıcının kullanımına verildiği tarihten sonraki 21 gün içinde durum yazılı olarak taşımacıya bildirilmezse ödenmez.
Bu Sözleşme gereğince yapılan taşımalardan doğacak davaların bir yıl içinde açılması gerekir. Ancak, bilerek kötü hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilen kusurun bulunduğu durumlarda üç yıl içinde açılabilir. Bu tip davalar oldukça kompleks bir hukuk dalı olduğundan, çok sayıda hükme sahip olduğundan avukata başvurulması tarafalar için büyük bir avantaj getirir.